Hipnoterapi Nedir? Hipnoterapi, hipnoz yöntemi ile tedavi anlamına gelir. Kökeni hipnoza dayanır. Hipnoz bir kişiyi ya da bir grubu bakış, telkin gibi yollarla kısa bir süre etki altına almaktır. Genel anlamı ile hipnoz dikkatin yoğunlaştığı ve telkin alma yeteneğinin arttığı, uyku ile uyanıklık arası bir bilinç halidir. Hipnoterapi ise, hipnoz olan kişinin dalgınlık ve konsantrasyon durumunu kullanarak, bilinç ve bilinçaltına yönelik olarak uzman tarafından uygulanan destekleyici bir terapi yöntemidir. Birçok problemde hipnoterapi normal terapilere göre daha etkili ve faydalıdır. Hipnozda bakış, söz ve düşünce çok önemlidir. Bakış, hipnoterapistin bilinçaltı durumunu oluşturabilmesi için kullandığı yöntemlerden birisidir. Bakış ile gözlerden çıkan manyetik etkiler kontrol altına alınır. Söz durumunda ise, hipnoterapist hastanın beynine sokmak istediği düşünceleri açıklar. Düşünce durumu ise, hastanın arzu edilen duruma doğru çekilmesidir.

Düşünce aşamasında konsantrasyon çok önemlidir. Hipnozda kişinin dirençlerinin birçoğu ortadan kalkmış durumdadır. Zihin rahattır ve gevşemiş durumdadır. Verilecek telkinlere açıktır. Kişi hipnoz halinde iken, bilinçaltı uyanık ve söylenenlere açıktır. Fakat vücut dinlenme halindedir. Hipnoz bir gece uykusu değildir. Hipnozdan uyanamamak ya da çıkamamak diye bir şey yoktur. Hipnoz sırasında kişi istemediği bilgiyi hipnoterapist ile paylaşmayabilir. Hipnoz sırasında her şeyin farkında olan kişi, vermek istemediği bilgileri hipnoterapiste vermez. Hipnoterapi hipnozun tedavi amacı ile kullanım şeklidir. Bu yüzden hipnoterapi yapacak olan kişinin psikolog ya da tıp doktoru olmasına dikkat edilmelidir. Çünkü hipnozun terapide kullanımını sadece uzman kişilerin yapması gerekmektedir.

Hipnoterapinin Yan Etkisi Var Mıdır? Hipnoz insanların düşündüğü kadar esrarengiz ve heyecanlandıracak bir yöntem değildir. Kişinin dikkatini toplayan rahatlama durumudur. Kişi dikkatini çeken bir şeye odaklanarak transa geçer. Hipnoz sırasında kişi telkinlere açıktır. Karın ağrısı, baş ağrısı, kansere bağlı ağrılar, doğum ağrıları hipnoz yöntemi ile tedavi edilebilmektedir. Cinsel sorunlar, depresyon, uyku bozukluğu gibi birçok sorunlarda hipnoz ile tedavi etkisini göstermiştir. Hipnoterapi yetkili bir kişi tarafından yapılıyor ise, hiç bir yan etkisi yoktur. Bu terapinin en olumsuz yanı, herkesin eşit derecede hipnotize olmamasıdır. Bir kişi hemen transa geçerken başka bir kişi direnç nedeni ile hemen hipnotize olmayabilir.

1950 yıllarından sonra kişinin hipnoza ne kadar yatkın olup olmadığını anlamak için bilimsel ölçekler belirlenmiştir. En çok kullanılan ölçek, Stanford Hypnotic Susceptibility Scale (SHSS) ölçeğidir. Hipnoz sırasında hipnoterapiste güven de çok önemli bir yer tutar. Gün içerisinde transa kolaylıkla geçen insanlar daha kolay hipnoz edilebilir. Fakat iletişim kurmakta güçlük çekilen ve psikotik bozukluğu olan kişilere hipnoterapi yapılamaz. Hipnoz edilen kişiye sakinsin, iyi hissediyorsun gibi telkinler verilmektedir. Kişinin transa geçmesi gözlerinin kıpırdaması, yüz kaslarının gevşemesi gibi belirtilerden anlaşılabilir. Hipnoz olan kişiye hayal etmesi gereken söylenerek telkinlere devam edilir. Daha sonra yine telkinler ile hipnozdan çıkartılır.

Hipnoterapinin kullanıldığı alanlar: Alkol ve madde bağımlılığı, sigara bağımlılığı, depresyon, kaygı bozukluluğu, panik bozukluluğu, sosyal fobi, zayıflama, psikolojik nedenli bayılmalar, cinsel işlev bozuklukları, uyku bozuklulukları, öfke kontrolü, migren ağrıları, alt ıslatma, dışkı yapma, uçak korkusu, asansör fobisi, okul korkusu, konuşma bozukluğu, çocuklarda davranış bozukluğu, eğitim ve öğrenme sorunları, çocuklarda uyum sorunları, parmak emme, tırnak yeme, tik gibi davranış sorunları, kilo verme, sınav stresi, dikkat eksikliği, kekeleme tedavisi, panikatak tedavisi gibi daha birçok farklı alanda alternatif tıp yöntemi olarak uygulanmaktadır.